7 Kasım 2008 Cuma

Seyreyle Güzel,


İster isen bulasın cananı sen /Gayre bakma sende iste sende bul

Zihnimiz ve kalbimiz binbir parçaya bölündü.
Her tarafa yetişmeye çalışıyoruz. Yorgunuz, asabiyiz ve gerginiz.
Hayatın gürültüsünden birbirimizi göremiyoruz.
Bağırıyor ama sesimizi duyuramıyoruz.
Gürültü var; bağıranların sesini duyamıyoruz.
Bakmalı, görmeli ve seyretmeliyiz…
Seyrimizi not etmeliyiz…
Vakit daraldı çünkü ve sözler birikti.
Vakit daraldı ve söyleneceklerin çoğu henüz söylenmedi.
Durup dinlemeliyiz,
Durup dinlenmeliyiz,
Durup düşünmeliyiz,
Ama durmalıyız önce.
Durmalı, durulmalı, durulanmalıyız.
Ve içimize doğru bir yolculuğa çıkmalıyız.
Yola çıkmalı, yolda olmalı ve yol almalıyız.
Yolu bulmalı, yol olmalıyız.

Ne demişti şair:
“En uzun yoldur, insanın içi”
İçimize bakmalı, kendimizi görmeliyiz.[Seyir Defteri’nden]

İnsanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadığını iyi biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız. [50,16]

Onun(İnsanın) yaratılışını tamamlayıp kemale getirerek ruhumdan ruh üflediğimde... [15,29]

Kim kendini bildi, Rabbini bildi..

Hani Kişi kendin bilmek/bulmak gibi irfan olmaz idi
...
Sağı solu gözler idim ben dost yüzü görsem deyu
Ben taşrada arar iken ol can içinde can imiş
...
İşit Niyazi’nin sözün, bir nesne örtmez Hak yüzün
Haktan âyan bir nesne yok, gözsüzlere pinhan imiş
...
yere göre sığmayan bir mü'minin kalbindedir
katremin içinde ummanımdır Allah hu diyen
Ey Niyazi dilde mihmanımdır Allah hu diyen
...
İster isen bulasın cananı sen /Gayre bakma sende iste sende bul
Kendi mir'atında gözle anı sen / Gayre bakma sende iste sende bul
Zat-ı Hakkı anla zatındır senin / Hem sıfatı hep sıfatındır senin

Sen seni bilmek necatındır senin / Gayre bakma sende iste sende bul

Ümit Akdemir


Hiç yorum yok: